İngiltere Premier Ligi’nde ezeli rakibi Manchester United ile amansız bir şampiyonluk mücadelesine giren Manchester City, devre arasında transfer edemediği aradığı orta saha oyuncusunu İspanya’da buldu.
Devre arasında İtalyan yıldız Daniele De Rossi’yi transfer edemeyen ve çözümü geçici olarak takım arkadaşı David Pizarro’yu kiralayan City, rotayı Bask ekibi Athletic Bilbao’nun yıldızı Javi Martinez’e çevirdi.
Arap iş adamları tarafından satın alındıktan sonra transfere büyük yatırım yapan Manchester City, The Sun’ın iddiasına göre İspanya milli takımının formasını da giyen Martinez için bir servet ödemeyi gözden çıkardı. Genç orta sahasını takıma kazandırmak için fedekarlıktan çekinmeyen İngiliz ekibi, Bilbao’ya 25 milyon poundluk bir teklif sunmayı planlıyor.
23 yaşındaki orta saha oyuncusunu geçtiğimiz sezon Valencia’dan transfer edilen David Silva’nın önerdiği öne sürülürken, ismi açıklanmayan Bask kulübüne yakın bir kaynağı “Martinez’in gitmesini istemiyoruz. Ancak çılgın bir teklif fikirlerimizi değiştirebilir” dediği belirtildi.
Athletic Bilbao’nun henüz 18 yaşındayken Osasuna’dan 6 milyon euroya transfer ettiği Martinez, bu sezon 19′u La Liga’da olmak üzere toplam 33 maça çıktı. İspanya 17 Yaş Altı ve 19 Yaş Altı Milli Takımları’nda oynadıktan sonra 21 Yaş Altı Milli Takımı’na da kaptanlık yapan 23 yaşındaki oyuncu, şimdiye kadar A Milli Takımı ile de 7 kez sahaya çıktı.
NBA’deki temsilcilerimizden Hidayet Türkoğlu’nun takımı Orlando Magic, Minnesota Timberwolves’ı ağırladı.
All Star pivot Dwight Howard’ın faul problemi yaşadığı karşılaşmada Orlando, rakibini 102-89 mağlup etmeyi başardı ve 28. maçında 17. galibiyetini elde etti. Minnesota ise 28. karşılaşmasında 13. kez yenilgiyi tattı.
32 dakika 30 saniye parkede kalan Hidayet, rakip potaya 14 sayı bırakırken 6′şar ribaund ve asist üretti. Jason Richardson 17 sayı ile Magic’in en skorer ismi olurken; Nelson ve JJ Redick 14′er sayı üretti. Ryan Anderson’un 13 sayılık performansının yanı sıra; Howard da 11 sayı, 7 ribaund ile mücadele etti.
Minnesota’nın en skorer ismi ise yine Kevin Love oldu. All Star oyuncu 19 sayı üretirken 15 ribaund çekip, 3 de asist yaptı. Nikola Pekovic’in 16 sayı, 13 ribaun ile tamamladığı karşılaşmayı, Beasley 13 sayı, Rubio ise 11 sayı ve 8 asist ile bitirdi.
1. Çeyrek: 29-26
2. Çeyrek: 26-18
3. Çeyrek: 24-22
4. Çeyrek: 23-23
Minnesota Timberwolves
İtalya Serie A’da sezonun en büyük hayal kırıklıklarından biri olan Inter, hafta sonunda evinde Novara’ya 1-0 mağlup olarak taraftarlarını bir kez daha üzdü. Inter’in yenilgisine en çok üzülen isimlerin başında ise dünyaca ünlü motorsiklet sürücüsü Valentino Rossi geldi.
Inter taraftarı olduğu bilinen Rossi, Novara yenilgisinin ardından sinirini ve üzüntüsünü twitter üzerinden yazdığı mesajlarla attı. Sahadaki futboldan dolayı hayal kırıklığına uğrayan başarılı sürücü, “Beyaz formayla mücadele edenler Real Madrid mi? Hayır, Novara” diyerek tepkisini gösterdi.
Mavi siyahlıların transfer politikasını da eleştiren Rossi, “Thiago Motta’yı niye sattık?” diyerek yönetimin orta saha oyuncusunu PSG’ye satmasını eleştirdi. Bununla da kalmayan dünya şampiyonu motorsikletçi, “Eto’o'yu gönderip yerine Forlan’ı almak, Alessandro Pistone için Roberto Carlos’u göndermemiz gibi bir şey” dedi.
Claudio Ranieri’nin teknik direktörlüğe gelmesi ile çıkışa geçen ve art arda aldığı galibiyetlerle zirve yarışına ortak olan Inter, Lecce ve Roma’nın ardından Novara’ya da yenilerek zirve yarışında büyük bir yara almıştı.
İtalya Milli Takımı’nın teknik direktörü Cesare Prandelli, sakatlıkları nedeniyle uzun süredir sahalara uzak kalan golcü oyuncular Guiseppe Rossi ve Antonio Cassano’yu 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası’na götürebileceğini söyledi.
İki oyuncu ile de yakından ilgilendiğini ve sık sık konuştuğunu belirten Prandelli, “Onlara da fikrimi söyledim. Son güne hatta son dakikaya kadar hazır olmalarını bekleyeceğim” dedi.
En kısa zamanda İspanya’ya giderek Rossi’nin son durumu ile ilgili bilgi alacağını söyleyen İtalyan teknik adam, iki yıldızın turnuvaya yetişememesi durumunda yeni alternatif bulması gerektiğini ifade etti. Balotelli ve Di Natale’nin birbirini iyi tamamladığını dile getiren tecrübeli teknik direktör, Roma’nın efsanevi kaptanı Francesco Totti’nin de aklındaki isimlerden biri olduğunu açıkladı.
Daniele De Rossi’nin İtalya’da kalma kararının doğru olduğunu söyleyen Prandelli, Gök Mavilerle 2 yıllık sözleşmesi olduğunu ancak bir kulüp takımında çalışmayı da özlediğini belirterek, Avrupa Futbol Şampiyonası sonrası için ayrılık sinyali verdi.
Dünyanın kutladığı sevgililer gününde Braga ile maçı olan Kara Kartal’a ‘Sevgili Beşiktaş bugün yüreğim senin için çarpıyor’ desem siyah-beyazlılar sanırım bu sevgiyi kabul eder…
Fenerbahçe Başkanı’nın savunma hakkı kullanacağı bugünde ‘Sevgili Fenerbahçe temenni ederim ki camianız bu badireyi atlatır’ desem umarım Fenerliler de rekabetin ötesinde her insan yüreğinde sevginin var olduğunu anlar…
Bir günlük sevginin kimseye yetmeyeceğini sevgililer gününde hatırlamak da bu güne bir başka anlam vereceğinden gönüllerdeki renk ne olursa olsun sevginin her zaman var olduğunu hissetmek de en büyük servet olsa gerek.
Keşke bu sevgiyi bütün seneye ve senelere yayabilsek…
Fazla sevgi de başa dert
Sadece bir gün sevgiyi hatırlayıp bütün sene bu sevgiyi zedeleyecek saygısızlıklarla yaşamak sanırım bir tek bu ülke insanına özgü bir talihsizlik.
Affedin ama son günlerde yaşadıklarımızı gözlerinizin önüne sermek istiyorum.
Lütfen renk aşkınızı bir tarafa bırakın ve vereceğim örneklere tarafsız gözle bakın.
Papua Yeni Gineli bir gözle…
Aklıma gelenleri hiçbir amaç gütmeden örnekledim. Daha kim bilir neler vardı, onları da siz anımsayın.
Kararı sizler verin.
İlhan Cavcav (Kulüpler Birliği Vakfı eski ve ilk Başkanı);
‘Üç büyüklerin piyonu olduk.’
Kulüpler Birliği biz zamanlar üç büyüklere karşı ezilen, haklarının gasp edildiğini sanan Anadolu kulüpleri tarafından üç büyüklere karşı kurulmuştu. Sonradan bu KBV’na sırasıyla Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın, Aziz Yıldırım ve Yıldırım Demirören başkan oldu.
Anadolu kulüpleri bunları düne kadar baş tacı etti. Cavcav bugün şikayetçi!
Samsunsporlu Gekas’a yazık oldu
Ara transferde kümede kalabilmek için Yunan Gekas’ı alan Samsunspor bunun faydasını da gördü. Gekas, Fener’e üç gol attı. Her maçta tabelaya adını yazdırırken Samsunspor da puanlar alıyordu. Bir hakemimiz ‘taç atışında vakit geçiriyor’ diye ikinci sarıdan Gekas’a kırmızı çekti! Haksızlığın bu kadarına da pes! Bir şehrin kaderini bu kadar ucuza çizemezsiniz. Bu ülke futbolu zaman geçiren ne futbolcular gördü hakemler onları hiç görmedi! Hakemin Gekas’ı atması vicadi bir kanamadır. Acaba hakem üç büyüklerden birine bunu yapabilir miydi?
Verilen verilmeyen haksız penaltılar da işin bonusü!
Bu hafta bunları da yaşadık. O penaltılara dünya güler.
Antalyaspor, Beşiktaş maçında golü kime attı?
Çok yakın tarih. Beşiktaş kalecisi Cenk, Antalyaspor’un golünü resmen içerden çıkardı.
Hakem devam dedi. Peki… Antalya bu golü kime attı?
Gazeteler Q7, Simao, Fernandes’e ‘çete’ adını taktı!
Çete,çete, çete… Yakışır mı futbola?
Kimse ses etmedi. Hatta alkışladı bile…
Şike için örgütlü suç dendiğinde millet ayağa kalktı.
Sahadaki futbolda çete olursa dışarıda örgütlü suç olmaz mı?
2002′de ulufe gibi hocalık dağıtıldı
Hatırlayın; 2002′de Japonya’da Milli Takımımız Dünya üçüncüsü oldu. Takımın bütün oyuncularına teknik direktörlük diploması verildi. Ne günahı vardı Milli Takım’a seçilemeyen ya da o tarihte sakat olan oyuncuların? Bu adaletsizliğe de kimse ses etmedi. Her maçta sanal çizgi çekip ofsayti tartıştık!
Milli teşvik şike olmazmış!
6222 sayılı yasayla teşvik primini suça soktuk. Milli takıma maç kazansın diye teşvik primi dağıttık!… Önüne gelen kuruluş prim sponsorluğu yaptı, alkışladık. Futbolcumuzu, teşvik primine biz alıştırdık. Kulüp takımında ise teşvik primi alan futbolcuyu hapse attık! Çifte standart kullandık. Milli duyguları suça ittik.
Play Off gökten zembille indi!
Durup dururken hayatımıza play off denen ucubeyi soktuk. Nedenini niçinini ne kimse bildi ne kimse anlattı! Zor duruma çare olarak haksız rekabete çanak tuttuk. Hani haksız rekabet suçtu?
Play Off için ihale açılmadı!
Play Off için ihale de açılmadı. Play Off maçlarını Digitürk yayınlayacak. Neden? Yayıncı kuruluş önceki ihalede Play Off için fiyat vermemişti ki… Yapılan anlaşmada artı maçlar içeren Play Off uygulaması yoktu ki. Bu hak yayıncı kuruluşa bir hediyedir. Bu hediyeyi bağışlamak da kimsenin hakkı değildir. TFF böyle bir uygulama yapamaz!
Bunun için de kimseden tık çıkmadı.
Yabancı sınırlamasıyla hocalar 7 oyuncu oynattı
6+2+2 sonradan sonsuz yabancıya vardı, kimseden gık çıkmadı. Hocalar 7 oyuncu oynatarak hataya düştü. Takımlar zorlandı. Bu uygulama resmen futbola vurulan bir darbedir. TFF çok ve sınırlı yabancıya izin vermemeliydi. Mustafa Denizli ve Hikmet Karaman bu hataya düştüler. Daha çok düşen de olacak. Böyle bir uygulama Türk futboluna darbedir. Yasaklarla spor yapılmaz! Fırsat eşitliğini bu şekilde bozamazsınız. Kulüpleri zarara sokamazsınız.
Topu topu kaç hakemimiz var ki…
Şike olayında karar alamadığımız için ligi erteledik, sonrasında Allah’ın günü maç oynattık.
Takımlar yorgun düştü, futbolun kalitesi kayboldu. Puan kayıplarını buna bağladık. Hoşgörü istedik. Ancak; futbolcuların bir misli yaşa sahip hakemlerin de bu tempodan yorulacağını hiç düşünmedik. Hep suçu hakemlere attık. Kenarda hocalar hep hakemlere hücum etti. Topu topu kaç hakemimiz var ki haftada 18 maçı yönetsin! Daha öteki ligler de var.
Ankaraspor’u düşürdük, Fener’i düşüremedik!
Sakın Fenerliler alınmasın. Bu bir örnektir. Ankaraspor’u düşüren TFF Fenerbahçe’ye bir şey yapamadı. Ankaraspor kimsesiz diye mi?
Ankaragücü kongresinde silahlar çekildi
Daha geçen güz gazeteler yazdı. Ankaragücü gibi güzide bir takımın kongresinde silahlar çekildi. Oysa Ankaragücü’nün sırtına giyecek ikinci bir formasının olmadığını hocaları Hakan Kutlu söyledi. Bu kadar yokluk içinde niye silah çekilir ki? Namus içinse bilemem!
Kulüp başkanları ve yöneticileri sorumsuz
Ön tekerlek nereye giderse arka tekerlek oraya gider. Futbolumuza yön verenler sorumsuz.
Kötü örnek teşkil ediyorlar. Alayının rotu kaçık! Kimse söylediği lafın farkında değil. Örnek vermek istemiyorum.
Bütün takımların yöneticileri birbirlerine kendilerine yakışmayacak tarzda cevap veriyorlar.
Kimse susmuyor. Demeç yarışı terbiye hudutlarını zorluyor.
Medya buna çanak tutuyor.
Halk bu uygunsuz demeçler yüzünden sabahlara kadar tartışıyor.
Bu mu Türk futbolu?
Bu demeç yarışlarını sürdüren yöneticileri üst üste koysan bir yönetici çıkmaz!
Evet çıkmaz!
Lafa ebeliğine gelince erbab kesilenler kulüpleri gırtlağa kadar borca sokanlar.
Üç büyük kulübün borç toplamı 1 trilyon TL.
Ama hala konuşuyorlar.
Taraftar da hala 1 puanın peşinde… Kulüpleri elden gidiyor kimsenin umurunda değil.
Bunları söyleyenleri de dokuz köyden kovuyorlar.
Teşkilat almış yürümüş!
Bazı hocalar, futbolcular, yöneticiler ve de gazeteciler teşkilat mensubu. El ele tutuştuklarında onların aralarından kurşun geçmez. Milli Takıma hoca seçimi, büyük takımlara hoca tayini, çıkacak haberlerin ayarlanması bunların işidir. İsterlerse kara tabloyu pembe olarak sunarlar.
Bunlar medyaya hakimdirler. İstediklerini yazdırırlar, istemediklerini yazanları arkadan vururlar. Toplum da medyanın güdümlü olduğunu bilmez! Teşkilatın adamlarına taparlar.
Medya bazılarının şerrinden korktuğu için onlar hakkında tek satır aleyhte bir şey yazamazlar.
Sanırsınız etraf toz pembe…
Medya bazılarını çok kollar, koruma altına alır. Medyada ayağınız yoksa altından koltuğunuz gider. Teşkilatın üyesi iseniz beceriniz yoksa bile medya sizi pazarlar. İşten kovulan, küme düşüren hocaysanız sizi kesin yorumculuğa soyundururlar. İmparator olursunuz. Kral olursunuz. Kurtarıcı olursunuz.
Türkiye’de haksız rekabet kitabını yazan kesin Oscar alır.
Tribünler bir başka dünya!
Bu kadar açmazın arasında kabak tribünlerin başında patlar. Renk aşkından başka sevdaları olmayan masum insanlar nafakalarından kesip kombine bilet alırlar. Sonra birkaç kendini bilmez yüzünden sahalar kapatılır helal bileti olanlar da engellenir. Bu hak gaspına girer.
Kombine bilet almışlardan biri dava açsa haksız yere cezalandırıldıkları için tazminat kazanırlar. TFF’nin başı ağrır. TFF alması gereken kararları alamadığı için de Türk futbolu kaosa girer.
Bu kadar açmazın içinde futboldan bahsetmek de mümkün değildir.
Şimdi TFF’ye bir başkan aranıyor.
Aklı olan girmez.
Girenleri gördük.
Daha yazacak çok şey var ama günün manasına dönelim;
Bugün sevgililer günü…
Bütün renklere aşkımızın devam etmesi dileğiyle…